Teknoloji
Şimdi Okunuyor
Neden Bilim Üretemiyoruz?
0

Einstein ve Riemann, 1855-1915 yılları arasında yaptıkları bilimsel çalışmalarda; uzayın eğri olduğunu, ışığın eğriler boyunca yayıldığını gösterdi.

Einstein ve Riemann bu bilimsel çalışmayı bir yerden almadı. Dünya teknolojisinin kaderini değiştirecek bu çalışmayı üretip, kendileri ortaya koydu. Yapılan bu bilimsel çalışmadan bizler şunu anlıyoruz: Dolayısıyla uzayda doğru yok; evren bükümlü ve eğri.

Kopya Çekmek mi Yoksa Üretmek mi?

Bunu fark ettiğinizde bazı insanların neden dürüst olmadıklarını yada dürüstlüğü ve üretimi; neden fikir ve emek çalmaya tercih ettiklerini daha rahat kavrayabiliyoruz. Hatta ”Eğri bir evrende insanlar nasıl doğru ve dürüst olsunlar ki?” diyebilirsiniz. Ancak, siz bir şeyleri eğri çizmek zorunda değilsiniz.

Demek ki Einstein ve Riemann doğru çizgi çizebilmeyi öğrenmiş. Ülkemizdeki anne baba ve çoğu öğretmenin (bilimsel düşünce ve tutumu içselleştiren, bilim üreten ve yayan öğretmenleri tenzih ediyorum) yaptığı gibi, ”Üretmeyin, nasılsa her şeyin bir ilk yapanı var. Kendi alanınızla ilgili oralardan çalın, kullanın” dememiş.

Bizden Neden Einstein ve Riemann Çıkmıyor?

Peki Einstein ve Riemann ne yapmış? ” Nasılsa her şeyin bir ilk yapanı var” dememiş. Dolayısıyla çalmamış. Ne yapmış? Tam tersini yapmış. Bilgi üretmiş. Hatta öğrendiğim kadarıyla; elimizde yapışık gezdiğimiz akıllı telefonlarımız ve uydularımız sayesinde yaptığımız konforlu görüşmelerin teknolojik temeli, bu ve ardı sıra gelen keşifler yüzündenmiş.

Nitekim foton kavramının keşfiyle 1921 de Nobel Fizik ödülü alan Einstein, ödül töreni esnasında bir gazeteciye şöyle demiş (şimdi sıkı durun en ilginç yere geldik)

” Bir kelimesini bile anlamadıkları teorilerime halkın gösterdiği rağbet bana bir yandan gülünç, fakat bir o kadar da ilginç geliyor. Sanırım çalışmalarımda sırlar dünyasının cazibesini ve renklerini buluyorlar. Anlaşılmazlığın gizemi onları etkiliyor.”

Kolaycılığı Seçmemiz Neden?

İnsanın zihinsel gereksinmesini önemsemeyen, paketlenmiş hazır bilgi dışındaki üretilen bilgiye, gözlemlemeye, yeni keşifler yapmaya olanak tanımayan bir aile ortamında ve eğitim sisteminde; belki de en büyük erdem doğru bir çizgi çizebilmektir.

Bence bu yaşadığımız dönem çok kitlesel bir öğrenim dönemi. O yüzden bu dönemde; birilerine bir şeyler önerirken (özellikle öğrencilere) doğrular yanlışlar konusunda çok fazla iddialı olmayalım diyorum.

Çiğdem Gül Uğural
Follow me

Çiğdem Gül Uğural

Klinik Psikolog Dr. at Çiğdem Gül Uğural
St. Clements Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans sürecim devam ederken Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu hocam ile tanıştım. Sohbetimiz sonrası; günümüzde anababaların, öğretmenlerin çocukları ve öğrencileri ‘’küçük insan’’ olarak görmelerinin Türkiye’nin en önemli konusu olarak tanımladım.
Aile ve çocuk gelişimi üzerine yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan bilimsel araştırmalarda bulundum. Bu araştırma sonuçlarını şuan St. Clements Üniversitesi'nde devam eden doktora eğitimimde; ilköğretim ve üniversite öğrencileri, öğretmenler, anababalar, iş kadınları ve iş adamlarına yönelik seminer ve atölye çalışmaları ile paylaştım.
Bilen değil, öğrenen ve gelişen insan olmak için kendi etki alanım içerisinde elimden gelenin en iyisini yapmaya devam ediyorum. Okuduğunuz için teşekkür ediyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum.
Çiğdem Gül Uğural
Follow me

Latest posts by Çiğdem Gül Uğural (see all)

Sizce Makale Nasıl?
Harika
0%
Güzel
0%
Fena Değil
0%
Olmamış
0%
Rezalet
0%
Yazar Hakkında
Çiğdem Gül Uğural

St. Clements Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans sürecim devam ederken Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu hocam ile tanıştım. Sohbetimiz sonrası; günümüzde anababaların, öğretmenlerin çocukları ve öğrencileri ‘’küçük insan’’ olarak görmelerinin Türkiye’nin en önemli konusu olarak tanımladım.
Aile ve çocuk gelişimi üzerine yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan bilimsel araştırmalarda bulundum. Bu araştırma sonuçlarını şuan St. Clements Üniversitesi’nde devam eden doktora eğitimimde; ilköğretim ve üniversite öğrencileri, öğretmenler, anababalar, iş kadınları ve iş adamlarına yönelik seminer ve atölye çalışmaları ile paylaştım.
Bilen değil, öğrenen ve gelişen insan olmak için kendi etki alanım içerisinde elimden gelenin en iyisini yapmaya devam ediyorum. Okuduğunuz için teşekkür ediyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Bir Cevap Yazın