Sosyal Medya
Şimdi Okunuyor
Sosyal Medyada Nasıl Batırırsınız?
0

Sosyal medyada bir marka yönetmenin dünyanın en kolay işi olduğunu ve bu işi herkesin yapabileceğini düşünüyor olabilirsiniz. Neyse ki yalnız değilsiniz! Bu yazımda tanınmış markaların sosyal medyada batırmak için nasıl çabaladıklarını bazı örneklerle açıklamaya çalışacağım.

TRAJEDİLERDEN FAYDALANMAK

Sosyal medyanın en önemli işlevlerinden biri insanların sesi olabilmesi… Arap baharının nasıl adım adım geldiğine hepimiz internette tanık olduk. Bodrum’da cesedi kıyıya vuran Aylan, ambülansın koltuğunda o unutulmaz bakışları atan Ümran ve daha nice hafızalara kazınan ‘’an’’ sosyal medya ile milyonlara ulaştı.

Markaların en dikkatli olması gereken şeylerden biri trajedilere karşı gösterecekleri tutum… Bir marka yönetiyorsanız ve toplumun büyük kesimini ilgilendiren bir olay hakkında hiçbir yorumda bulunmuyorsanız ‘’duyarsız’’ olarak etiketlenirsiniz, zarar görürsünüz. Destek verirseniz ‘’yalaka’’ destek vermezseniz ‘’çapulcu’’ olarak görülebilirsiniz. Ya da tam tersi…

Bu tarz durumlarda bana göre gösterilmesi gereken tutum ‘’uzlaşı’’ olmalıdır. Bir şekilde kimseyi dışlamayacak ‘’kibar’’ bir söylem ile olaylara ‘’akil’’ bir yaklaşım sergilemenin yolunu bulmalısınız.

Asla yapmamanız gereken şey ise trajedilerden kendinize çıkar sağlamaya çalışmak. Böyle bir hatanın bedeli ağır olabiliyor.

Neşet Ertaş 2012 yılında hayatını kaybettiğinde, Türkcell ‘’telefonunuz Neşet Ertaş Şarkıları ile çalsın’’ kampanyası ile 1 TL isterken, Neşet Ertaş’ı anma etkinliğine de farklı bir bakış açısı getiriyordu. Gerçekten farklı düşünmek, inovatif olmak bu olsa gerek!türkcell neşet ertaş anma kampanyası

 

2011 yılında yaşanan Van depreminden sonra Onur Air sosyal medyada bir yardım kampanyası başlattı. ‘’Ne kadar beğeni o kadar yardım’’ parolası ile yola çıkan şirket, insanların kısa sürede büyük tepkisi ile karşılaştı.

onur air van depreminin ardından yapılan skandal paylaşım

 

Bir diğer örnek yurt dışından; Kenneth Cole adlı moda markası 2011 yılında Mısır’da yaşanan darbe ve ardından yüzlerce insanın hayatını kaybettiği gösteriler hakkında pişkin bir Tweet atarak oradaki gürültünün yeni çıkan ürünlerine olan ilgiden kaynaklandığını söyledi.

kenneth Cole tarafından mısırdaki darbe sırasında yapılan paylaşım

Markayı yönetenlerin muhtemelen o sırada Mısır’da yaşananlardan tam olarak haberi yoktu; ya da kutlama ile katliamı ayırt edebilecek zekaları…

Sonuç: Ardı ardına gelen tepkilerden sonra şirket bir özür mesajı yayınladı. Hesap yöneticisi de işinden oldu.

2012 Yılında ABD’nin Connecticut Eyaletinin Newport kasabasında Sandy Hook isimli ilkokulda o gün 20’si öğrenci toplam 26 kişinin bir cani tarafından katledildiği saldırıyı hatırlarsınız. Özellikle sosyal medyadan yoluyla dünyadan taziye mesajları yağarken, Amerika’nın önemli süpermarket zincirlerinden Kmart, yayınladığı başsağlığı mesajı ile büyük bir rezilliğe imza atıyordu.

Kmart skandal twitter paylaşımı

Kmart tweetinde taziye mesajının yanına 2 hashtag daha iliştirerek ürünlerinin reklamını yapıyordu. Sonuç ne oldu dersiniz? Ana haber bültenlerinden amatör bloglara kadar hemen her platformda bu paylaşım büyük infial uyandırdı. Hesabı yöneten ajans ile yapılan anlaşma feshedildi.

FAZLA SATICI OLMAK

Sosyal medyanın bir satış platformu olarak kullanılamayacağını defalarca dile getirmişimdir. Sosyal medya iletişim ve etkileşim mecrası olarak marka iletişiminizi destekler ve marka imajınızı geliştirmenize yardımcı olur. Bir de yaratıcı içerikler üretebiliyor ve bunların viralleşmesini sağlayabiliyorsanız tadından yenmez.

Sosyal medyadan başarılı sonuçlar elde etmek için iletişim odaklı olmalı ve içerik pazarlamanın altın kurallarına sadık kalmalısınız. Doğru işler yapar ve sabırlı olursanız tünelin sonundaki ışığa tanık olabilirsiniz.

MARKAYI YANLIŞ TANIMLAMAK

Sosyal medya stratejinizin, bulunduğunuz sektöre ve yaptığınız işe göre oldukça hassas olarak şekillendirilmesi gerekir. Güzel ve orijinal bir fikriniz dahi olsa öncelikli olarak analiz etmeniz gereken şey bu fikrin markanız ile özdeşleşerek olumlu bir sinerji yaratıp yaratamayacağıdır.

İnsanlar bir işte çok uzun süre çalıştığında ve şirkete karşı bağlılık hissettiğinde dünyanın geri kalanının kendileri hakkında ne düşündüğünü iyi tartamayabilirler. Böyle durumlarda kendinizle ilgili içgörüler almak için başkalarının fikrine başvurmanız yerinde olur. Bunu yapmayan kurumlar başarılı bir iletişim çalışması yönetmek için yola çıkarken hiç ummadıkları bir tablo ile karşı karşıya kalabilir.

2014 yılında New York Polis Departmanı (NYPD) Wall Street gösterilerinde gerçekleşen polis müdahalelerinin ardından ılık bir meltem estirmek, toplumla ne kadar iç içe olduklarını göstermek ve ne kadar sosyal bir kurum olduklarını(!) ifade etmek adına bir kampanya başlattı. Bir PR ajansı ile anlaşan kurum, #myNYPD hashtagi ile sade vatandaşın polis memurları ile verdikleri şirin pozları paylaşmalarını istedi. Birkaç güzel fotoğraf gelmiş olabilir ama kısa sürede polisler tarafından dövülen, yerlerde sürülen, ırkçılığa maruz kalan, göz yaşartıcı gaza maruz kalan insanların paylaşımları ile sayfa doldu taştı. #myNYPD hashtagi kısa sürede trend topic haline geldi.

Yalın olarak incelediğimizde belki güzel bir fikirdi ama kurumun kimliğine ve o zamanın şartlarına kesinlikle uygun değildi.

nypd hakkında atılan tweetler

nypd polis departmanından bir memur köpeği tutuklarken

YANLIŞ TON KULLANMAK

Sosyal medya elbette iletişim kurmak, sosyalleşmek ve eğlenmek için var. Eğlenceli içerikler üreterek daha fazla etkileşim almanız da muhtemeldir. Tabi eğlenmek ile eşeğin kulağına su kaçırmak arasındaki ince çizgiyi de belirlemek gerekir.

Fazla alaycı olmak, alakasız içerikler paylaşmak, cinselliğe fazla oynamak marka iletişiminize zarar verebilir. Yine Sprout Social tarafından yapılan bir araştırma, paylaşımlarda doğru jargon kullanmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. İnsanlar takip ettikleri bir markanın kendilerini utandıracağını düşündüğünde %70 oranında takibi bırakıyor.

kanyon avm tarafından yapılan sözde uyku gözlüğü paylaşımı

SAF CEHALET

Bilmediğiniz konular hakkında mümkünse paylaşım yapmayın. Ya da yeterince bilgi sahibi olduktan sonra yapın. İnternet çağındayız, bilgi çağındayız. Biraz çalışın 🙂

Delta Airlines 2014 Dünya Kupası’nda Ghana milli takımını yenen Amerika takımını attığı bir tweet ile kutluyordu. Paylaşımı yapan profesyonel(!) biraz coğrafya bilgisinden yoksun olacak ki ortaya şöyle bir durum çıktı.

delta airlines tarafından paylaşılan gana ve zürafa paylaşımı

Problem mi? Ghana’da zürafa bulunmaz! Hiçbir zaman bulunmadı. Delta Airlines hesabını yöneten kişi Lion King filminin etkisinde fazla kalmış olacak ki bütün Afrika kıtasını tek bir ülke sanmış bile olabilir.

Aynı yıl American Apprarel adlı şirket 4 Temmuz günü kutlamalarında bir paylaşım yaptı. Hesap yöneticisinin Havai fişek gösterisi sandığı paylaşım ise 1986 yılındaki fırlatma sırasında içindeki astronotlar ile birlikte patlayan Challanger Uzay Aracı’nın görseli idi. Bu ahmakça hata ülkede büyük bir tepkiye yol açtı. Şirket birçok sivil toplum kuruluşu tarafından dava bile edildi.

American Apparel Uzay aracının patlama görüntüsünü havai fişek gösterisi zannederse

IRKÇI OLMAK

Böyle bir uyarıyı yapmak bile aptalca gelse de hala bu konuda hataların yapıldığı görebiliyoruz. İnanın ya da inanmayın MTV Avustralya Altın Küre Ödül Töreni sırasında attığı bir tweet ile bir skandala imza attı. Latin kökenli sunucuları hedef alan twette ‘’söylediklerinizden hiçbir şey anlaşılmıyor! İngilizce altyazı nerede?’’ deniyordu.

altın küre ödül töreni sırasında mtv tarafından yapılan ırkçı tweet

TV kanalı doğal olarak büyük bir tepki ile karşılaştı. Özür dilense de sanatçılar tarafından mahkemeye verildiler ve kaybettiler. Siz siz olun sosyal medyada asla ırkçı söylemlerde bulunmayın. Bununla ilgili şaka bile yapmayın.

 

HATANIZI KABUL ETMEMEK

Hazırladığınız içerik sizin için belki normal olabilir ancak reklamcılıkta genel bir kaide vardır; eğer yaptığınız işe karşı herkes tepki gösteriyorsa yanlış yapmışsınızdır. Böyle bir durum ile karşılaştığınızda yapmanız gereken özür dileyerek işin içinden kibarca çıkmaktır. İşi inada bindirdiğiniz zaman daha iyiye gitmez.

2014 yılında 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü için farkındalık yaratmaya çalışan Wanda Digital, içerikteki dozu biraz yüksek tutunca ortaya bu paylaşım çıktı.

5 aralık dünya kadın hakları gününde wanda dijital tarafından paylaşılan görsel

Ajans sosyal medyada gelen tepkilerle adeta linç edildi. Gelen tepkiler sonucu paylaşımı kaldırdı ve bir özür metni yayınladı. Söz konusu metin bir özürden çok ‘’eşek hoşaftan ne anlar’’ tadında bir paylaşım olunca tepkiyi dindirmek bir yana daha da körüklemiş oldular.

wanda dijital'ın yayınladığı özür metni

Derken insanlar ile ajans çalışanları arasında karşılıklı tweet savaşları başladı. Şirket çalışanları kişisel hesaplarından savunmaya geçtiler. İş inada bindi, durum kontrolden çıktı.

wanda-digital-calisanlari-tweet

Sonuç:

Hata yapmak bu işin doğasında var. Önemli olan bu hataları en aza nasıl indirebileceğinizi bulmak. Kendi hatalarınızdan ders çıkarmak yerine başkalarının hatalarından bu çıkarımları yapmak çok daha ucuz bir satın almadır.

Umarım faydalı bir içerik olmuştur. Hoşça kalın…

 

Kartal Koray Yonca

- Set-Soft Bilişim Teknolojileri'nde Pazarlama ve Kurumsal İletişim Yönetmeni
- WebteBEN Dijital Ajans'ta Proje yöneticisi ve İçerik Editörü
- Two-Shield Dijital Ajans'ta İçerik Editörü
- icerikbulutu.com Yazarı
- dijitalmedyauzmanligi.com Editörü
Sizce Makale Nasıl?
Harika
0%
Güzel
0%
Fena Değil
0%
Olmamış
0%
Rezalet
0%
Yazar Hakkında
Kartal Koray Yonca

– Set-Soft Bilişim Teknolojileri’nde Pazarlama ve Kurumsal İletişim Yönetmeni
– WebteBEN Dijital Ajans’ta Proje yöneticisi ve İçerik Editörü
– Two-Shield Dijital Ajans’ta İçerik Editörü
– icerikbulutu.com Yazarı
– dijitalmedyauzmanligi.com Editörü

Bir Cevap Yazın