Dijital Pazarlama
Şimdi Okunuyor
Oyunlu Reklam ve Oyun Temelli Pazarlama Nedir?
0

Günümüz pazarlama dünyası, tüketicinin beklenti ve ihtiyaçlarının önem kazandığı, üretim ve tüketim odaklı pazar anlayışlarından sıyrılıp her şeyin merkezinde tüketici mutluluğunun olduğu bir modern pazarlama anlayışıyla ilerlemekte. Tüketici mutluluğunun insanların markaları deneyimlemesinden geçtiği görülünce, “deneyimsel pazarlama“nın etkinliği artırıldı. İnsanlara marka deneyimi yaşatma konusunda en başarılı örneklere sahip olan pazarlama amaçlı kullanılan oyunlar da deneyimsel pazarlamanın en etkili aracı haline geldi.

Oyun üzerinden pazarlama yapmak deyince akıllara oyun arasına giren o sinir bozucu reklamlar gelmesin. Zaten amacımız, oyun sayesinde markanızın tüketici üzerinde olumlu duygular bırakması. 7’den 70’e hepimiz oyun oynamaya bayılırken içlerine biraz (tabi ki çok değil canım azıcık) pazarlama ve reklam stratejileri serpiştirmek, yapılabilecek en mantıklı iş. O zaman oynayanı da oynatanı da mutlu eden 2000’lerin pazarlama stratejileriyle dijital eğlencenin bir araya geldiği pazarlama amaçlı oyunlara yakından bakma zamanı geldi.

Advergame (Oyunlu Reklam)

Reklam (advertisement) ve oyun (game) kavramlarının birleşmesiyle ortaya çıkmış bir kavram. Bu terim ilk olarak Ocak 2000 tarihinde Anthony Giallourakis tarafından kullanıldığında bu denli bir etki yaratacağı öngörülmüş müydü bilmiyoruz ancak şundan eminiz ki, Advergameler pazarlama dünyasının en haylaz şekli.

Advergame, oyuncuya eğlenceli zaman geçirterek oyuncu ve marka arasında pozitif bir bağ kurmak amacıyla markaların oyunlaştırılmasıdır. Kısaca reklam amaçlı tanıtıcı oyunlardır. Yani bir marka için sıfırdan oyun üretmektir. Ayrıca sadece ürünü destekleyen değil, aynı zamanda ürünü hedef alarak hazırlanan oyunlar da kurgulanmaktadır. Bu oyunlara da Antiadvergameler denir. En güzel Antiadvergame örneğini, McDonalds’ı hedef alarak obeziteye dikkat çekmek isteyen oyun olarak verebiliriz.

mc donalds oyun bitti

Bu oyunlar gerçeğin simülasyonu olan sanal dünyayı oyunculara sunar. Mış gibi göstererek tüketiciyi tam olarak avcunun içine alır. Burada ünlü sosyolog Jean Baudrillard’dan bahsetmek yerinde olur. Ona göre bir simülasyonla gerçek ve sanal ihtiyaçlar arasındaki fark ortadan kalkmıştır. Yukarıda bahsettiğim gibi bu oyunlar tüketiciye deneyimleme  şansını verir. Gerçek hayatın ta kendisini oyunlarda bulan tüketici gerçekte yapamadıklarını bile oyunlarda yapmaya çalışır. İşte böyle durumlardan dolayı Antiadvergameler doğmuştur.

Game Based Marketing (Oyun Temelli Pazarlama)

Var olan oyunların içine reklam yerleştirilmesidir. Advergame’den en büyük farkı da budur. Bu tarz oyunlar için ürün yerleştirme veya gömülü reklam kullanılır diyebiliriz. Nasıl bir dizide oyuncular göstere göstere Nescafe içiyorlarsa, aynı şekilde oyunların içine de marka mesajları yerleştiriliyor.  Yapılan araştırmalara göre oyuncular oynadıkları oyuna entegre edilmiş markaları %87 oranla hatırlıyor. Bakalım Game Based Marketing’in gerçekten böyle bir başarısı var mı inceleyelim.

Townster oyununda TTNET, oyun içerisinde şehirlerin iletişim altyapısını sağlayan markaydı. Bu kapsamda TTNET’e özel 4 farklı bina (TTNET Panosu, Wi-Fi Noktası, İnternet Binası, Müzik Binası), oyuncuların şehirlerine inşa edebilecekleri binalardandı. Şaşırtıcı bir şekilde 2,5 aydan kısa bir süre içinde 400.000 oyuncu tamamen kendi istekleriyle bu binaları şehirlerine inşa etti.

townster oyunu ttnet binası

Tabi burada dikkat edilmesi gereken şey, özellikle var olan oyunlara yerleştirilmiş reklamların, oyuncu tarafından nasıl karşılandığı ve algılandığı. Mesajın dozuna dikkat edilmeli. Oyunun yarattığı atmosferi bozmamak ve tabiri caizse reklamı oyuncunun gözüne sokmamak çok önemli! Ayrıca oyun kurgusunun ürünle alakalı olduğu oyunlar her zaman oyuncunun ilgisini artırır. Bu durum biraz oyun türüyle de alakalı. Mesela PES’te saha kenarlarında markaları görmek garipsenecek bir durum değil çünkü, oyun gerçeğin bir simülasyonu olduğundan biz bu görüntüye gerçek sahalardan alışkınız.

saha kenarı reklam nikon

Kısacası bir Game Based Marketing tasarlamadan önce ‘’Hangi oyuna, ne tip reklam, nasıl yerleştirilmeli?’’ sorularını yanıtlamak gerekli. Yoksa olumlu marka imajı yaratalım derken, tüketicilerin isminizi gördüğünde kaçacağı bir markaya dönüşürsünüz.

Peki Pazarlamada Oyun Kullanımı Neden Tercih Edilir?

-Oyunlar insanlarda olumlu duygular oluşturduğu için reklamı yapılan markaya karşı da olumlu çağrışımlar oluşur.

-Olumlu çağrışımlar sayesinde marka bilinirliği ve hatırlanma oranı artar.

-Tüketici reklamı mecburen değil, kendisi istediği için görmüş olur.

-Biz oyun severler olarak oyunlarımızdan bu kadar mutluyken biraz pazarlamacılar da mutlu olmasın mı? Reklam amaçlı oyunlar düşük maliyetlere yüksek gelirler elde etmeleriyle pazarlamacıları da çok mutlu ediyor. Yani amaç yine tamamen duygusal 😉

-Birebir ürün ve marka deneyimi yaşatmasından dolayı tüketiciler, satın alma tercihini o markadan yana kullanıyor.

-Reklam mesajları oyunun içine serpilerek potansiyel tüketicilerin de markayı tanımaları sağlanıyor.

-Bazı oyunların üye olma koşuluyla da tüketicilerin demografik verilerine ulaşılıyor ve daha sonra gerçekleştirilecek marka faaliyetlerinde kullanılıyor.

Tüketicileri birer oyuncu, pazarlamayı da oyun haline getiren bu pazarlama çeşitleri markaları da sevmemizi sağlıyor. Bu iş için aracı hale gelen oyunlar kısa sürede kitleleri etkilemesiyle markaların afacan yöntemi konumunda. Kısacası oyunlarla marka deneyimi yaşatın, dijital çağın getirmiş olduğu rekabetten galip ayrılın.

Haydi şimdi biraz oyun oynayalım 🙂

Elif Meydani

Lisans öğrencisi at Marmara Üniversitesi
Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Öğrencisi - Dijital Medya Uzmanı
Sizce Makale Nasıl?
Harika
88%
Güzel
13%
Fena Değil
0%
Olmamış
0%
Rezalet
0%
Yazar Hakkında
Elif Meydani

Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Öğrencisi – Dijital Medya Uzmanı

Bir Cevap Yazın